Cenaze namazı hakkında kısaca:
• Hükmü: Farz-ı kifaye, toplumun bir kısmı kılınca diğerlerinden düşer
• Tekbir: 4 tekbir; rükû ve secde yoktur
• Cenazenin yeri: İmamın önünde, kıble tarafında
• Kılınacağı yer: Camide, namazgahta veya uygun herhangi bir alanda
• Temel dua: Müslim 963 (Allâhümme'ğfir lehû...)
• Ön şart: Cenaze yıkanmış ve kefenlenmiş olmalı
Cenaze namazı, bir Müslüman dünyadan ayrıldığında geride kalan kardeşlerinin ona karşı yerine getirmesi gereken en önemli farz görevlerden biridir. Ölümün gerçekliğini ve ahiretin yakınlığını hatırlatan bu namaz, hem hayatta kalanlar için derin bir tefekkür vesilesidir hem de merhum için Allah'a yükselen samimi bir şefaat duasıdır. İslam'ın ölü karşısında takındığı bu vakar ve şefkat dolu tutum, başka hiçbir gelenekte bu denli anlamlı bir biçimde ifade edilmemiştir.
İpucu: FivePrayer namaz vakitlerini, kıble yönünü ve gün içi hatırlatıcıları tek bir uygulamada toplar. Cenaze sonrası ikindi veya akşam namazınızı kaçırmamak için namaz vakti bildirimlerini ayarlayabilirsiniz. Ücretsiz, reklamsız, hesapsız.
Hükmü ve fazileti
Cenaze namazı İslam'da farz-ı kifayedir; yani bir topluluktan yeterli sayıda kişi bu görevi yerine getirince diğerlerinden sorumluluk kalkar. Eğer hiç kimse kılmazsa bütün topluluk günahkar olur. Farz-ı kifaye niteliği, bu namazın bireysel bir tercih meselesi olmadığını açıkça ortaya koyar; İslam toplumunun, üyelerinden birine karşı kolektif bir yükümlülüğü vardır.
Hz. Peygamber ﷺ cenaze namazının faziletini şu veciz sözlerle anlatmıştır:
"Kim bir cenaze namazını kılarsa bir kırat sevap kazanır; [defnedilene kadar] beklerse iki kırat sevap kazanır." Sahabe sordular: "Kırat nedir?" Hz. Peygamber ﷺ buyurdu: "Uhud dağı gibi." (Sahîh-i Buhârî 1240)
Bu had, cenaze namazının ve defin merasimine iştirak etmenin ne denli büyük bir ecre vesile olduğunu gözler önüne serer. Sahîh-i Müslim 945'te de cenaze namazına katılmanın mü'minlere özgü bir hak olduğu belirtilmektedir. Hz. Peygamber ﷺ bu hakka riayet edilmesini, Müslümanın Müslüman üzerindeki beş hakkından biri olarak saymıştır.
Şartlar
Cenaze namazının sahih olabilmesi için bazı temel şartların yerine getirilmesi gerekir. Bu şartların özünde, ölüye saygı ve İslam'ın temizlik anlayışı yatar.
Her şeyden önce namazı kılanların abdesli olması ve kıbleye yönelmesi şarttır. Avret mahallinin örtülmesi de rükün namazlarda olduğu gibi aynı şekilde zorunludur. Bunların yanı sıra namazın kılınabilmesi için cenazenin yıkanmış ve kefenlenmiş olması gerekmektedir; yıkama tamamlanmadan cenaze namazına başlanamaz. Son olarak cenazenin, namaz kılınanların önünde, yani kıble tarafında, bulunması da şart olarak kabul edilmektedir.
Cenaze namazı camide kılınabileceği gibi, mahalle namazgahında, mezarlık yakınında veya uygun geniş bir alanda da kılınabilir. Hz. Peygamber ﷺ pek çok cenaze namazını mescitte kıldırmış; bu nedenle camide cenaze namazı kılmak caiz ve hatta tercih edilen bir uygulama olarak değerlendirilmiştir.
Yıkama
Müslüman bir ölüyü yıkamak vaciptir; bu görevin farz-ı kifaye niteliği taşıdığı da belirtilmektedir. Yıkama işlemi, aynı cinsiyetten güvenilir ve bunu bilen bir kişi tarafından yapılmalıdır. Eşlerin birbirini yıkaması caizdir; nitekim Hz. Ali'nin Hz. Fâtıma'yı yıkadığı nakledilmektedir. Yıkama sırasında niyet şarttır ve genel olarak vücudun sağ tarafından başlanır, temiz suyla en az bir kez tamamlanır; sünnet olan ise üç, beş veya yedi tekrarla yapılmasıdır.
Önemli bir istisna olarak şehitler yıkanmaz. Uhud Savaşı'nda Hz. Peygamber ﷺ şehitlerin kanlarıyla birlikte defnedilmelerini emretmiş; bu şekilde ahirete kavuşacaklarını bildirmiştir. Bu nedenle savaş meydanında Allah yolunda şehit düşen kişiler, hayatlarını kaybettikleri an içinde bulundukları hâlde toprağa verilir.
Kefenleme
Yıkamadan sonra sıra kefene gelir. Kefenin beyaz ve temiz olması müstehaptır; nitekim Hz. Peygamber ﷺ "Giysinizin en hayırlısı beyazdır; ölülerinizi de beyaz elbiseye sarın" buyurmuştur (Ebû Dâvûd). Pahalı veya gösterişli bir kefen yerine sade, mütevazi bir beyaz bez tercih edilmesi sünnettir.
Kefen miktarına gelince: erkek için en az üç parça kefen kullanmak sünnettir, bunlar izâr (bütün vücudu saran alt bez), lifâfe (tüm bedeni dıştan saran örtü) ve kamisdir (gömlek). Kadın için ise beş parça kullanılır; bu parçalar izâr, lifâfe, kamis, başörtüsü ve bir de göğüs bağından oluşur. Kefene güzel koku, özellikle kâfur, sürülmesi de uygulanagelen bir sünnettir.
Kefenleme bittikten sonra cenaze, kolayca taşınabilmesi için dikkatli bir şekilde bağlanır ve namaz kılınmak üzere hazırlanan yere getirilir. Bu süreç boyunca merhumun vakarına saygı göstermek ve ona olan sevgiyi dua ile pekiştirmek İslam'ın ruhuna en uygun davranıştır.
Cenaze namazının kılınışı
Cenaze namazı, rükû ve secde olmaksızın ayakta kılınan, dört tekbirden oluşan özel bir namazdır. Aşağıda her adım ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
1. Adım: Niyet
Namaza başlamadan önce niyet edilir. İmam kalpten şöyle niyet eder: "Niyet ettim Allah rızası için bu Müslüman kardeşimin cenaze namazını kıldırmaya." Cemaat ise "...kılmaya ve imama uymaya" şeklinde niyet eder. Niyetin dille söylenmesi gerekmez; kalbin yönelişi yeterlidir.
2. Adım: Birinci tekbir ve Fâtiha
İftitah tekbirinde eller omuz veya kulak hizasına kaldırılır, "Allâhu Ekber" denir ve eller bağlanır. Ardından sessizce Besmele ve Fâtiha okunur. Hanefî mezhebinde birinci tekbirden sonra yalnızca Fâtiha okunur; Şâfiî ve Mâlikî mezheplerinde ise Fâtiha'nın ardından kısa bir sûre de okunabilir.
3. Adım: İkinci tekbir ve İbrahim salatı
İkinci tekbirde Hanefî mezhebine göre eller kaldırılmaz; diğer mezheplerde kaldırılır. "Allâhu Ekber" dendikten sonra günlük namazlarda okunan İbrahim salatı okunur:
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ. اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ.
Türkçe anlamı: "Allah'ım! İbrahim'e ve İbrahim'in soyuna salât ettiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in soyuna da salât et; şüphesiz sen Hamîd ve Mecîd'sin. Allah'ım! İbrahim'e ve İbrahim'in soyuna bereket verdiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in soyuna da bereket ver; şüphesiz sen Hamîd ve Mecîd'sin."
4. Adım: Üçüncü tekbir ve cenaze duası
Cenaze namazının kalbi bu adımdır. Üçüncü tekbirden sonra merhum için bütün samimiyetle dua edilir. Hz. Peygamber ﷺ'in öğrettiği ve Müslim 963'te geçen bu dua şöyledir:
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ وَارْحَمْهُ وَعَافِهِ وَاعْفُ عَنْهُ وَأَكْرِمْ نُزُلَهُ وَوَسِّعْ مُدْخَلَهُ وَاغْسِلْهُ بِالْمَاءِ وَالثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَنَقِّهِ مِنَ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الْأَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ، وَأَبْدِلْهُ دَاراً خَيْراً مِنْ دَارِهِ وَأَهْلاً خَيْراً مِنْ أَهْلِهِ وَزَوْجاً خَيْراً مِنْ زَوْجِهِ وَأَدْخِلْهُ الْجَنَّةَ وَأَعِذْهُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَمِنْ عَذَابِ النَّارِ.
Türkçe anlamı: "Allah'ım! Onu bağışla, ona merhamet et, ona afiyet ver, onu affet, konaklamasını şerefli kıl, girdiği yeri geniş eyle; onu su, kar ve doluyla yıka; beyaz elbiseyi kirden temizlediğin gibi onu günahlardan temizle. Ona bulunduğu evden daha hayırlı bir ev, ailesinden daha hayırlı bir aile, eşinden daha hayırlı bir eş ver; onu cennete koy ve onu kabir azabından ve cehennem azabından koru."
Dua, kadın bir merhum için zamirler kadın siğasına çevrilerek okunur: lehâ, ve'rhemhâ, ve âfihâ, va'fu anhâ... Küçük çocuklar için farklı bir dua vardır; bu konuya sıkça sorulanlar bölümünde değinilmektedir.
5. Adım: Dördüncü tekbir ve selam
Dördüncü ve son tekbirden sonra kısa bir sessizlik içinde kalınır ya da kısa bir dua daha okunur. Akabinde önce sağa "Es-selâmu aleykum ve rahmetullâh", ardından sola aynı şekilde selam verilerek namaz tamamlanır. Bazı imamlar dördüncü tekbirden sonra şu duayı da okur: "Allâhümme lâ tahrimnâ ecrehû ve lâ teftinnâ ba'dehû va'ğfir lenâ ve lehû, Allah'ım! Bizi onun ecrinden mahrum etme, ondan sonra bizi fitneye düşürme, bizi ve onu bağışla."
İmamın yeri
Cenaze namazında imamın cenazenin hangi hizasında duracağı konusunda mezhepler arasında görüş farkı vardır. Hanefî mezhebine göre imam hem erkek hem de kadın cenazesinde orta hizasında, göbek veya bele yakın bir noktada, durur. Şâfiî mezhebine göre ise imam erkek cenazenin göğüs hizasında, kadın cenazenin ise bel hizasında durur. Bu husustaki en meşhur sahih rivayet, Enes b. Mâlik'in (ra) erkek cenazede göğüs hizasında, kadın cenazede orta hizasında durduğunu bildiren rivayettir (Ebû Dâvûd 3195). Hangi mezhep görüşüne uyulursa uyulsun namaz geçerlidir.
Defin adabı
Cenaze namazının ardından defin işlemine geçilir. İslam'ın defin adabı hem merhumun hakkına hem de sağ kalanların hissiyatına büyük önem verir.
Hz. Peygamber ﷺ cenaze işlemlerinde acele edilmesini tavsiye etmiştir: "Cenazeyle acele edin; zira salih biri ise onu hayra bir an önce kavuşturursunuz; salih değilse şerden bir an önce kurtulur." (Buhârî 1315). Bu nedenle mümkün olduğunca gün geçirilmeden defnedilmesi sünnete uygun bir davranıştır.
Mezar, mütevazi olmalıdır. Hz. Peygamber ﷺ mezarlar üzerine bina yapılmasını, onların yükseltilmesini ve üzerlerine yazı yazılmasını yasaklamıştır (Müslim 970). Bu yasakların ardındaki hikmet, mezarlıkların ölçüsüz tazim mekânlarına dönüşmesini ve nihayetinde şirke kapı aralanmasını önlemektir. Mezarın yerden bir karış kadar yükseltilmesi, tanınabilsin diye, caizken, daha fazla yükseltmek mekruh ya da haramdır.
Defin esnasında cenaze kabre indirilirken "Bismillâhi ve alâ sünneti Rasûlillâh, Allah'ın adıyla ve Allah'ın Rasûlü'nün sünnetiyle" denir. Toprağın üçer avuç atılması da sünnettir. Definden sonra cemaatin bir süre kabir başında durması ve merhumun için dua etmesi, sorgu melekleri gelinceye dek onun yanında bulunmak anlamında manevi bir destek olarak değerlendirilmektedir.
Sıkça sorulanlar
Aynı cenazeye birden fazla kez namaz kılınır mı?
Cenaze toprağa verilmeden önce birden fazla cemaat ayrı ayrı cenaze namazı kılabilir. Farz-ı kifaye yükümlülüğü ilk cemaatle düşer; sonrakilerin kılması nâfile niteliğindedir. Cenaze defnedildikten sonra kabir başında namaz kılmak ise Hz. Peygamber'in uygulamasına dayanarak bazı âlimlerce caiz görülmüştür.
Gıyabi cenaze namazı ne zaman kılınır?
Hz. Peygamber ﷺ Habeşistan Necâşîsi Ashame'nin vefatında sahabe ile gıyabi cenaze namazı kılmıştır (Buhârî 1245). Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde bu uygulama genel olarak caiz görülmektedir; cenaze namazı kılınamamış ya da uzak bir diyarda vefat etmiş Müslümanlar için başvurulabilir.
Kadınlar kabristana gidebilir mi?
Cumhur ulemâya göre kadınların kabir ziyareti, fitne ve yüksek sesle feryat endişesi olmadığı sürece mekruh sayılmaz. Cenaze namazına katılmak ise erkeklere olduğu gibi kadınlara da farzdır.
İntihar eden kişiye cenaze namazı kılınır mı?
Cumhur ulemâya göre intihar eden Müslüman kâfir sayılmaz; yıkanır, kefenlenir ve cenaze namazı kılınır. Hz. Peygamber ﷺ bazı özel durumlarda bu kişinin namazını bizzat kılmamış; sahabe ise namazı kılmıştır. Tanınmış âlimlerin caydırıcı amaçla cemaatin önünde namaz kılmaktan çekinmesi caiz görülmüştür.
Çocuğun cenaze namazında dua farkı var mı?
Evet. Müslim 966'ya göre büluğa ermemiş çocuğun cenaze namazında üçüncü tekbirden sonra şu dua okunur: "Allâhümmec'alhû feretan li-ebeveyhi ve selefen ve zuhran ve şefîan müşeffaan...", "Allah'ım! Onu anne ve babası için öncü, hazırlık ve şefaatçi kıl." Kız çocuğu için zamir kadın siğasına çevrilir.
FivePrayer: namazı kaçırmamak için.
Namaz vakitleri, kıble pusulası ve sessiz hatırlatıcılar. Cenaze sonrası ikindi veya akşam namazını gözden kaçırmamak için FivePrayer'ı kullanabilirsiniz. Ücretsiz, reklamsız, hesapsız. iOS, Android ve Chrome'da.