Hz. Muhammed (s.a.v.) hakkinda hizli bilgiler:

Dogum: M. 570, Mekke, Benu Hashim kabilesi
Lakabi: El-Emin (Guvenilir olan)
Ilk vahiy: M. 610, Hira Magarasi, "Oku!" (Alak 96:1)
Hicret: M. 622, Mekke'den Medine'ye
Mekke'nin Fethi: M. 630
Vefat: M. 632, Medine, 63 yasinda
Kuran'daki vasiflari: "Sen elbette yuce bir ahlak uzeresin" (68:4)

Hz. Muhammed (s.a.v.), miladın 570. yilinda Arap Yarimadasi'nin kalbinde, Mekke sehrinde dunyaya geldi. O'nun hayati yalnizca bir biyografi degil; insanlığa sunulmus en kapsamli rehberdir. Kuran, ahlaki ve siyeri bugün milyarlarca Muslumana yol gostermekte; namaz, oruc, hac, gundelik ahlakin her boyutunda O'nun sunnetini takip etmektedirler.

Bu makalede Hz. Peygamber'in hayatini kronolojik bir cercevede ele alarak dogum, genclik, nubuvvet, Mekke ve Medine donemleri, onemli savalar, Mekke'nin Fethi ve Veda Hacci ile vefatini inceliyoruz. Ardindan O'nun kisiligini, fiziki ozelliklerini ve ahlakini hadis kaynaklariyla aktariyoruz.

Dogumu ve genclik yillari

Hz. Muhammed (s.a.v.), miladi 570 yilinda, Fil Yili olarak anilan donemde Mekke'de dogdu. Babasi Abdullah, annesi Amine'dir. Benu Hashim, Kureys kabilesinin saygin bir koluydı; dolayisiyla Hz. Peygamber, Arabistan'in en prestijli soylarindan birine mensuptu.

Babasi Abdullah, Hz. Muhammed daha doğmadan vefat etti. Arap gelenegi uyarinca gocebe bir sutnineye verildi; Benu Sa'd kabilesinden Halime es-Sa'diyye onu emzirip buyutti. Alti yasinda iken annesi Amine de Ebva'da vefat etti. Bu iki kaybı, Hz. Peygamber'in ilk cocukluk yillarini derin bir yetimlik golgesinde biraktı.

Bunun uzerine dedesi Abdulmuttalib vasi oldu; ancak iki yil sonra o da vefat edince Hz. Muhammed, amcasi Ebu Talib'in himayesine girdi. Ebu Talib onu her zaman koruyup kolladı; Hz. Peygamber nubuvvetini ilan ettikten sonra bile bu himayeyi surdurmesine ragmen Musluman olmadan hayata gozlerini yumdu.

El-Emin lakabi

Hz. Muhammed, henuz gencken Mekke'nin guvenilir kisisi anlamina gelen "El-Emin" lakabiyla taninmaya basladi. Ticaret kervanlarinda calisarak amcasi Ebu Talib ile Suriye'ye seferler yapti. Bu yolculuklar ona ticaret ahlakinı, insan tanimayi ve sabri ogretti.

Otuz bes yaslarinda, Kabe'nin yeniden insasinda Hacer-i Esved'in yerine konulmasi konusunda kabileler arasiyla siddetli bir anlasmazlik patlak verdi. Her kabile bu serefe sahip olmak istiyordu. O'nun secimini kabul ettiler; Hz. Muhammed ridasini yaydı, tasi uzerine koydu ve kabile reislerinden her birinin bir ucunu tutarak onu birlikte tasimalarini sagladi. Bu zekice cozum kan dokulmesini onledi ve O'nun El-Emin unvanini pekistirdi.

Ticari dürustlugu ve kisiliginin olgunlugu Hz. Haticenin dikkatini cekti. Hz. Hatice dul bir is kadiniyla, kendi ticaret kafilelerini Hz. Muhammed'in yonetmesini istedi. O'nun olgunlugu ve doğrulugundan etkilenerek ona nikah teklif etti. Hz. Muhammed ile Hz. Hatice otuz bes yasinda evlendi; Hz. Hatice ise kırk yasindaydı. Bu evlilik Hz. Haticenin 619'daki vefatına kadar mutlu bir birliktelik oldu.

Ilk vahiy: Hira Magarasi

Miladi 610 yilinda, Hz. Muhammed kirk yasindaydı. Mekke'nin bozulmus ahlak ortamindan bunalarak Hira Magarasi'nda uzlete cekilip tefekkur etmeye basladi. Ramazan ayinin bir gecesinde Cebrail (a.s.) kendisine geldi ve "Oku!" dedi. Hz. Peygamber "Ben okuma bilmem" diye yanit verdi. Cebrail onu bagrina basip sıkıstırdı; bu uc kez tekrarlaninca ilk ayet indi:

"Oku! Yaratan Rabbinin adiyla oku! O, insani kan pıhtisından yaratti. Oku! Rabbin en buyuk kerem sahibidir." (Alak 96:1-3)

Hz. Peygamber titreyerek eve dondü ve Hz. Hatice'ye "Beni ortu, beni ortu!" diyerek siğindi. Hz. Hatice onu saralayip teselli etti, ardindan Hristiyan bilge akrabasi Varaka ibn Nevfel'e goturdu. Varaka, Hz. Musa'ya inen meleğin kendisine geldığini soyledi ve kendisi olmasa ona yardimci olacagini bildirdi. Ne var ki kisa sure sonra Varaka hayata gozlerini yumdu.

Ilk vahyin ardindan bir sure vahiy gelmedi (fetret devri). Bu donem Hz. Peygamber icin endise ve bekleyis donemiydi. Ardindan Muddessir suresi indi: "Ey elbisesine burunen! Kalk ve insanlari uyar!" (74:1-2). Bu emir, nubuvvetin halka duyurulmasi gerektigini bildiriyordu.

Mekke donemi (13 yil)

Miladi 610-622 yillari arasindaki on uc yil, Hz. Peygamber'in Mekke'de Islam'i teblig ettigi donemdir. Bu donem sabirla, fitnelerle ve kademeli bir toplumsal donusumle gecti.

Ilk Muslumanlar arasindan Hz. Hatice, Hz. Ali, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Zeyd ibn Harise sayilabilir. Islami teblig baslangiçta gizli yapildi; toplantılar evlerde gerceklestirildi. Hz. Peygamber, Hz. Erkam'in Safa tepesindeki evini merkez olarak kullandi.

Kureys, Hz. Muhammed'in tevhid mesajina sert tepki gosterdi. Mekke'nin toplumsal ve ekonomik duzeni putperestlik uzerine kuruluydu; Kabe'nin etrafindaki putlar ticaret ve nufuz kaynagiydi. Hz. Peygamber bu puthaneye saldirinca Kureys'in ileri gelenleri ona baskı uygulamaya, Muslumanlari eziyet etmeye basladi.

Bilal ibn Rebah, Ammar ibn Yasir ve ailesi gibi korumasiz Muslumanlar siddetli iskenceye maruz kaldi. Hz. Ebu Bekir kendi maliyla kole Muslumanları satın alarak ozgurluğa kavusturdu. Hz. Peygamber Habesistan'a iki hicret gonderdi; Necasi'nin yonetimindeki bu Hristiyan ulke Muslumanlara sigınak oldu.

619 yilı Hz. Peygamber icin cok ağır gecti: hem Hz. Hatice hem de amcasi Ebu Talib vefat etti. Bu yila "Huzun Yili" denir. Ebu Talib'in olumu Hz. Peygamber'i Kureys'in baskilarina karsı korumasiz birakti.

Bu zorlu donemin ardindan Isra ve Mirac mucizeleri yaşandı. Hz. Peygamber bir gece Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya tasindi; oradan da yedi kat gogun otesine yukseltildi. Bu yolculukta gunde bes vakit namaz emri farz kılındı.

Hicret (M. 622)

Miladi 622 yilinda Kureys'in baskisi dayanılmaz bir hal aldi; Muslumanlara suikast planlari yapiliyordu. Bu sirada Medine'li (Yesrib'li) kabilelerden bir grup Hz. Peygamber'e biat ederek onu sehirlerine davet etti. Ikinci Akabe Biati olarak bilinen bu buit, hicreti mumkun kildi.

Hz. Peygamber Hz. Ebu Bekir ile birlikte gece karanlığında Mekke'yi terk etti. Suikastcıların izi surememesi icin Sevr Magarasi'nda uc gece kaldılar. Hz. Aise ve Hz. Esma yemek tasidi; haber getirdi. Arama ekiplerinin magaranin onune kadar geldigi rivayet edilir; ardindan geri donduler.

Sekiz gunluk yolculuğun ardından Hz. Peygamber Kuba koyu yakininda, simdi Kuba Mescidi'nin bulundugu yerde indi. Orada ilk camiyi insa etti (Tövbe 9:108). Ardindan Medine'ye ulasarak gelen Muhacirleri ve onlara ev sahibi olan Ensar'i kardes ilan etti: her Muhacir bir Ensar ile din kardesligi kurdu. Bu tarihi adim, yeni toplumun temellerini attı.

Medine donemi

Medine donemi, Hz. Peygamber'in bir toplum ve devlet insasi sürecini yonettigı onlarca yili kapsar. Bu donemde Mescid-i Nebi insaa edildi; ezan ile namaz kurumsallasti; zekat ve oruç gibi ibadetler farz kilindi.

Hz. Peygamber, Medine sakinleri arasindaki farkli kabileler ve Yahudilerle Medine Antlasmasi olarak bilinen bir sozlesme imzaladi. Bu antlasma, farkli topluluklarin haklarini taniyan ilk yazili anayasalardan biri sayılmaktadir.

Medine doneminde Muslumanlara savunma amaclı savas izni verildi. Ayetler, oruç, zekat, hac, miras ve aile hukuku gibi sosyal ve hukuki düzenlemeleri kapsayan daha genis bir yasal cerceve getirdi.

Bedir Savasi (M. 624)

Miladi 624 yilinin Ramazan ayinda, Hicret'in ikinci yilinda Bedir Savasi gerceklesti. Bu, Kureys ordusuyla Muslumanlarin ilk buyuk savasidir. Musluman kuvvetleri yaklasik uc yuz on uc kisiyle Ebu Cehil komutasindaki bin kisilik Kureys ordusunu karsiladi.

Savas boyunca Hz. Peygamber ordugahta dua etti; "Allah'im! Bana verdigini vaadi yerine getir! Allah'im! Eger bu topluluk helak olursa yeryuzunde sana kulluk edilmez!" (Muslim 1763). Sonuc Muslumanlarin ezici zaferiyle bitti: Kureys'ten yetmis kisi oldu, yetmis kisi esir alindi; Muslumanlarin kaybi on dort sehitti.

Bedir, salt askeri bir zaferden ibaret degildi. Kuran bu savasi "Furkan Gunu" (Enfal 8:41) olarak anar. Esir alınan Kureys mensuplarından okuryazar olanlarin fide olarak Musluman cocuklara okuma yazma ogretmeleri kabul edildi. Bu karar, Hz. Peygamber'in egitimi ne olcude oncelikli gordugunu ortaya koymaktadir.

Mekke'nin Fethi (M. 630)

Miladi 630 yilinda, Hudeybiye Antlasması'nin Kureys tarafindan cignenmesinin ardindan Hz. Peygamber on bin kisilik bir kuvvetle Mekke'ye yuruyus yapti. Mekke neredeyse direniş gostermeksizin teslim oldu.

Hz. Peygamber Kabe'ye girdi ve icerideki mucessem putlari temizledi. Ardindan Mekkelilere donerek sordu: "Ey Kureys topluluğu! Benim size ne yapacagimi saniyorsunuz?" Onlar "Hayirli bir sey; sen kerim bir kardes, kerim bir kardes oglusun" dediler. Bunun uzerine Hz. Peygamber "Bugün hepiniz serbestsiniz" buyurdu. Butun bu yillarin intikamini almak yerine genel af ilan etti.

Bu buyuk af, Hz. Peygamber'in ahlakinin en canlı gostergelerinden biridir. Bilal ibn Rebah, Mekke'nin fethinden hemen sonra Kabe'nin damina cikarak ezan okudu; once kendisini iscenceyle oldurmek isteyen Emeviye bn Halef'in sehri artik Islam'la gun goryordu.

Veda Hacci ve vefat (M. 632)

Miladi 632 yilinda Hz. Peygamber hayatinin tek haccini gerceklestirdi. Yaklasik yuz yirmi dort bin sahabe ile birlikte Arafat'ta durdugunda tarihi Veda Hutbesi'ni irad etti. Bu hutbede su sozleri yer aldi:

"Ey insanlar! Rabbiniz birdir; babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in torunusunuz. Adem ise topraktan yaratilmistir. Allah katinda en degerliniz en fazla takva sahibi olaninizdir. Arabin Arab olmayana, Arab olmayanin Araba; kizilin siyaha, siyahın kizila hic bir ustunluğu yoktur; ancak takva ile." (Ahmed b. Hanbel 23489)

Veda Hacci'nda Maide suresinin 3. ayeti indi: "Bugun sizin icin dininizi kemale erdirdim, uzerinize nimetimi tamamladım ve sizin icin din olarak Islam'i begendim." Hz. Peygamber bu ayeti duyduğunda Hz. Ebu Bekir agladi; cunku anliyordu ki bu bir veda mesajiydi.

Medine'ye donusun ardindan Hz. Peygamber hastalanmaya basladi. Siddetli bas agrisi ve yuksek ateste gunlerce yatti. Vefatindan once Hz. Aise'nin odasında kalmak istedi; sahabeler onu Hz. Aise'nin kolları arasinda tasidi. Son anlarda "es-Salat, es-Salat" (Namaza dikkat edin) diye vasiyette bulundu. Miladi 8 Haziran 632'de, Hicri 12 Rebiulevvel 11. yilda, Hz. Aise'nin kucagında hayata gozlerini yumdu.

Hz. Omer, Hz. Peygamber'in vefatini kabul etmekte guclu cekti; "Kim Hz. Muhammed oldu derse, ben onu oldurecegim" dedi. Hz. Ebu Bekir ise minbere cıkarak sozlerin en hikmetlisini soyledi: "Kim Muhammed'e tapıyorsa bilsin ki Muhammed vefat etti. Kim Allah'a ibadet ediyorsa bilsin ki Allah diridir, ebedidir." Ardindan Al-i Imran 3:144. ayeti okudu.

Kisilik, ahlak ve fiziki ozellikler

Hz. Peygamber'in ahlaki konusunda en kapsamli kaynak, bizzat O'nunla uzun yillar yasayan sahabenin rivayetleridir. Kuran bu ahlaki tek bir ayette ozzetler:

"Sen elbette yuce bir ahlak uzeresin." (Kalem 68:4)

Enes ibn Malik on yil boyunca Hz. Peygamber'e hizmet etti. Anlatiyor: "Ben Hz. Peygamber'in yaninda on yil hizmet ettim. O beni hicbir zaman azarlamadi, yaptigim bir sey icin 'neden boyle yaptin' diye hicbir sey sormadi, yapmadigim bir sey icin de 'keske yapsamydin' demedi." (Buhari 3548)

Hz. Aise'ye Peygamber'in ahlaki soruldugunda "O'nun ahlaki Kuran'di" dedi. Yani Kuran'da ne emredilmisse onu yasayan, ne nehyedilmisse ondan uzak duran birisiydi.

Fiziksel ozellikleri konusunda en detayli tasviri Tirmizi'nin Semail-i Muhammediyye adlı eseri verir. Bera ibn Azib anlatiyor (Tirmizi 3638): "Hz. Peygamber, orta boylu, omuzlari genis, sac ve sakalı yuzunu neredeyse tamamen cerceliyordu. Bir keresinde kirmizi hilali giyiyordu; hayatimda O'ndan daha guzel bir sey gormedim." Yuzunun dolun ay gibi parlak oldugunu aktaran bircok rivayet bulunmaktadir.

Cömertliği konusunda Ibn Abbas anlatiyor: "Hz. Peygamber, hayrını en cok seven insandi ve bu ozelligi Ramazan'da zirveye ulaşirdi." Bir seye talip olan herkese vermesi, o kadar cok verirdi ki sahabenin "bazen yarincini dusunmuyor" diye endiselendigini rivayetler aktarmaktadir.

Cesaret konusunda Hz. Ali anlatiyor: "Savasta korku basimizi aldıgında Hz. Peygamber'in ardisindan siginirdik. O dusman hattına en yakin olan bizdi." (Ahmed b. Hanbel 854)

Gundelik yasaminında alcilikgonulluluk one cikiyordu. Evinde kendi hizmetini gormesi (Buhari 676), cocuklara selam vermesi, hasta ziyaretinde bulunması, halkin davetine icabet etmesi, kolelere karsı nazik davranmasi su an yasamlari surduren ruhi degerler olarak anlatılmaktadir.

Sik sorulan sorular

Hz. Muhammed'in Islam'dan once bildigi bir dini var miydi?

Hz. Peygamber, putperestligin hakim oldugu bir ortamda buyudu; ancak putlara hic secde etmedigi rivayet edilir. O nubuvvetten once Hanifiyye adlı, Ibrahim (a.s.) gelenegine dayanan tek tanriciligi benimsemisti. Ilk vahiyden once Hira Magarasi'nda uzlete cekilmesi bu dini arayisin bir gostergesidir.

Hz. Muhammed'in kac esi vardi?

Hz. Peygamber, Hz. Hatice'nin sagligında sadece onunla evliydi. Hz. Hatice'nin 619'da vefatinin ardindan bircok evlilik yapti; bu evliliklerin buyuk cogunlugu siyasi ittifak, dul kadinlara destek veya kabileler arasi bagi pekistirme amaciyla gerceklesti. Kuran'in indigi donem boyunca evliliklerinin sayi dokuz olarak aktarilmaktadir. Vefat ettiginde bir esi Hz. Aise ve diger esleri hayattaydı.

Hz. Muhammed okuma yazma bilmekte miydi?

Hz. Peygamber'e Kuran'da "ummi" sifati verilmistir (Araf 7:157-158). Alimlerin buyuk cogunlugu bunu okuma yazma bilmeyen anlaminda yorumlamaktadir. Bu, Kuran'in ilahi kaynaklı olduguna onemli bir delil sayılmaktadir: okuma yazma bilmeyen birinin bu muhtesamlıkta bir metni kendisi uretemeyecegi anlasılmaktadir.

Siyre-i Nebi okumak neden onemsenir?

Kuran, Muslumanlara Hz. Peygamber'i ornek almalarini emretmektedir: "And olsun, Resulullah, Allah'a ve ahiret gunune kavusmayi umanlar ve Allah'i cok ananlar icin guzel bir ornek vardir." (Ahzab 33:21). Siyet okumak, bu ornekten somut bicimde yararlanmanin yoludur: Hz. Peygamber'in nasil sabrettıgini, nasil affettigini, nasil ibaret ettigini ve nasil lider oldugunu ogretir.

Hz. Muhammed'in ne kadar cocugu vardi?

Hz. Peygamber'in Hz. Hatice'den uc oglu (Kasim, Abdullah ve Ibrahim) ile dort kizi (Zeynep, Rukayye, Umm Kulsum ve Fatima) oldu. Tum erkek cocuklari kucuk yaşta vefat etti. Hz. Ibrahim, dul Mariye'den dünyaya geldi; o da bir yasini doldurmadan vefat etti. Hz. Peygamber'in soyunu, Hz. Ali ile evlenen Hz. Fatıma'nın cocuklari olan Hasan ve Huseyin devam ettirdi.

Namazı kaçırma

FivePrayer ile gun boyunca namaz vakitlerini takip edin.

Hz. Peygamber'in en buyuk vasiyetlerinden biri namazdi. FivePrayer, konumunuza gore hassas namaz vakitlerini hesaplar; her vakit icin hatirlatici gonderir. Ucretsiz, reklamsız, takipsiz.

Indir:App Store
Indir:Google Play
Uzanti:Chrome