Nikah hakkinda hizli bilgiler:
• Tanim: Kuran'da "galib misak" olarak gecen (4:21) kutsal sozlesme
• Rükünler: veli + iki sahit + icap + kabul + mehr
• Mehr: kocadan karina, geri alinamaz hediye (4:4)
• Sahit: en az iki adil Musluman erkek (Ibn Majah 1880)
• Velime: sunnet ziyafet (Buhari 5155)
• Es haklari: aralarinda meveddet ve rahmet (30:21)
• Talak: iki boslama hakkı, ardından ya tutma ya serbest birakma (2:229)
Islam'da evlilik, modern anlayistaki sadece bireyleri baglayan bir sozlesmeden daha fazlasıdır. Kuran onu "galib bir misak" (mithakan galidhan, Nisa 4:21) olarak niteler; aynı tabirle Allah'in nebilerle yapmis oldugu sozlesme icin de kullanilir. Bu niteleme, nikahin ne denli ciddi ve kutsal bir sozlesme oldugunu ortaya koyar.
Nikah, karin koca arasindaki iliskiyi mesbulestirmekle kalmaz; evliligin saglıklı yurutulebilmesi icin hak ve yukumlulukler dengesi kurar: mehri ile mehr borcunu guvencelendirip veli ile sahitleri hakem yapar; velime ile toplumun nikahtan haberdar edilmesini saglar. Bu rehber, nikahın her boyutunu fıkhi mezhepler arasındaki gorüs farklarına da deginecek bicimde kapsamlı olarak ele almaktadır.
Nikahın tanimi ve onemi
Fikh terminolojisinde nikah, erkek ve kadın arasinda gerçeklestirilip belirli hak ve yukumlulukler doguran bir akittir. Bu akit yoluyla cinsel birliktelik helal; cocukların nesebi sabit; mirascilik iliskisi kurulmus olur.
Kuran, Hz. Musa'yla olan sozlesmesini ve Hz. Peygamber'in es hanımlarinı aldıgı sozu nitelendirmek icin kulllandıgı "galib misak" ifadesini nikah icin de kullanır (4:21). Bu asil kıyaslama, nikahin ne olcude derin bir sorumluluk icerdığini gosterir.
Hz. Peygamber ise nikahin onemini baska bir acilardan vurgulamistir: "Kim ki Allah'a kavusmak isterse Musluman olarak kavussun; imkani olan evlensin, imkani olmayan oruc tutarak nefsini zapt etsin." (Ibn Majah 1846). Baska bir rivayette ise "Evlenmek sunnetimdendir; sunnetimden yuz cevirenlerin benimle alakasi yoktur." buyurmaktadir.
Dort mezhebin hepsine gore nikah, esas itibarıyla mutebah (mubahtır); cinsiyeti ve beklenen sonuca gore farz, vacip, mustahap ve hatta mekruh olarak farkli dereceler alabilir. Ornegin ahlakini koruyamayacak birisi icin farz sayilirken zarar verecek niyetle gerceklestirmek icin mekruh olarak degerlendirilir.
Veli sartu
Veli, nikah akdinde kadının yetkili temsilcisi olan erkek akrabasidir. Kuran, velinin rolune dogrudan deginir:
"Kadınlari bosayıp iddetleri dolunca eski esleriyle guzellikle evlenmelerini engelleyip onlarin arasina girmeyın." (Bakara 2:232)
Muhatap, kadinin velisi olan mahrem erkeklerdir. Bu ayet, velinin nikah akdi uzerinde yetkisi oldugunu gostermektedir.
Veli silsilesi ictihatla belirlenmistir: once baba, sonra dede, sonra tam kardes, sonra baba bir kardes, sonra amca, sonra amca oglu. Velinin akıl saglıgı yerinde, ergin ve Musluman olmasi gerekir. Kafir bir erkegin Musluman bir kadının velisi olamayacagi cumhur-u ulema tarafından benimsenmistir.
Velinin bulunamamasi veya yonetimde zulmedici davranması durumunda kadı (devlet yargiçı veya yetkili dini otorite) velinin yerini alabilir. Hanefi mezhebinde ise aklı basında ve ergin bir kadın kendi adina nikah akdi yapabilir; ancak Safi ve Hanbeli mezheplerine gore veli sart olmaksizin kiyilan nikah batıldır.
Mehr yukumlulugu
Mehr, kocadan karina yapilan ve onun mumkiyetindeki mal veya para seklindeki hediyedir. Kuran bu konuda acık bir emir verir:
"Kadinlara mihirlerini gonul rizasiyla verin. Eger onlar kendi istegileriyle mihirin bir bolumunu size bagislarlarsa onu alıp iceyin." (Nisa 4:4)
Mehr, nikahin farz bir rüknudur. Nikah sirasinda belirlenmesi gerekli olmakla birlikte belirlenmemis olsa dahi nikah sahihtir; bu durumda mehr-i misil (benzerlerine odenen miktara esit) devreye girer. Belirlenmis ve hemen odenmesi gereken kismine "mihr-i muaccel," daha sonra odenecek kismine "mihr-i mueccel" denir.
Mehrin miktari konusunda Kuran veya sahih hadiste sabit bir alt ya da ust sinir belirlenmemistir. Hz. Peygamber, mehrin demir bir yuzuk bile olsa gecerli oldugunu buyurmustir (Buhari 5150). Ancak Islam alimleri kolaylaştırmanin esasini benimseyerek asiri yuksek mehrden kacinilmasi gerektığini vurgulamistir. Mehrin kocadan kanindan geri alinamamasi; boslama veya olum durumunda kadının hakkı olmaya devam etmesi hukumler arasindadir.
Sahitler
Nikahın gecerli sayilmasi icin en az iki sahitin hazır bulunmasi cumhurun sartlarindan biridir. Hz. Peygamber buyurmustur:
"Veli olmadan ve iki adil sahit olmadan nikah olmaz." (Ibn Majah 1880)
Sahitin akıl saglıgı yerinde, ergin, Musluman ve adil olmasi gerekir. Hanefi mezhebine gore dini fasika (acikca gunah ıslayanlar) dahi sahit olabilir; zira sahitlik isi bir davet meselesidir. Safi ve Hanbeli mezheplerine gore sahidin adil, yani buyuk gunahtan uzak olmasi sartır.
Sahit sartinin temel amaci nikahin aleniyetini saglamaktir. Bu yuzden gizli nikah yapilamaz; Hz. Peygamber "Nikahlari ilan edin!" buyurmus (Ahmed b. Hanbel 15974) ve def çalinmasini tavsiye etmistir. Alenligin yoklugu bazı mezheplere gore nikahin batil sayilmasina neden olur.
Icap ve kabul
Nikah akdinin rüknü, taraflardan birinin "icap" (teklif), digerinin "kabul" (kabul beyanı) ifade etmesiyle tamamlanır. Hanefi mezhebine gore iicap veli veya temsilcisi tarafindan, kabul ise damat veya temsilcisi tarafindan yapilir. Tipik bir icap formulu sunun gibidir: "Falanca kizi sana nikahlayıp tezvic ettim." Kabul ise "Nikahlayıp tezvicini kabul ettim." seklinde olabilir.
Icap ve kabul ayni mecliste (tek oturumda) ve birbirini izleyen ifadelerle yapilmalidir; araya uzun bir kesinti girmesi nikahin gecerlıligini zedeler. Mezhepler icap ve kabulun hangi dilde yapilacagi, gecmis zaman fiili kullanamanın zorunlu olup olmadigi ve vekaletin gecerli olup olmadigi konularda hafif ayrılıklar gostermektedir.
Taraflardan birinin veya her ikisinin vekil tarafindan temsil edilmesi cumhur tarafindan kabul gormusstür. Uzaktan nikah ise klasik donemin alimleri tarafindan tartisilan bir meseledir; modern alimler yazili yazisma ve guvenilir haberlesme araçlariyla vekaletli nikahin imkanini kabul etmektedir.
Nikah hutbesi
Nikahdan once okunan "hutbet-ul hacet" veya "hutbet-ul nikah" sunnet-i muekkededir. Hz. Peygamber'in hutbede okudugu ayet ve dualar, sahabeden aktarilan bircok rivayetle sabittir. Bu hutbe genellikle su yapi etrafinda sekillenir: hamele (Allah'a hamd), salat-u selam, takva ayetleri (Al-i Imran 3:102, Nisa 4:1, Ahzab 33:70-71) ve ardından nikahin rükunlari.
Hutbenin okunmasi nikahin sahih olmasi icin sart degildir; ancak terk edilmesi mustahabi kaybetmek demektir. Ebu Davud'un aktardigına gore Hz. Peygamber "Her onemli iste Allah'a hamd edilmedik bir is eksiktir" buyurmustur. Alimlerin buyuk cogunlugu hutbeyi nikahin başlangicinda okumak gerektigini belirtmistir.
Velime yemegi
Velime, dugunden sonra damat tarafindan verilen ziyafettir. Hz. Peygamber buyurmustur:
"Hz. Ali, Hz. Fatima ile evlendiginde Hz. Peygamber ona velime vermesini emretti." (Buhari 5155)
Enes ibn Malik'in rivayetine gore Hz. Peygamber, Zeynep bint Cahsh ile evlendiginde sahabelerini ziyafete davet etti; bu ziyafet sahabilerin gorebilecegi en buyuk velimediydi (Buhari 5170). Velime vermek sunnet-i muekkededir; bazı alimlere gore vaciptir.
Velime davetine icabet etmek de sunnet-i muekkededir. Hz. Peygamber "Davete icabet etmeyen Allah ve Resulune karsi gelmiş olur" buyurmustur (Muslim 1432). Ancak nikahta munker bulunmasi, orada agzını olmayan kimsenin bulunmasi veya kisi icin zarar dogmasi gibi durumlarda icabet gerekmeyebilir.
Velime ne kadar sure olmalı? Hz. Peygamber'in uygulamasına gore birinci gun dort ayagi olan bir hayvan; ikinci gun daha az; ucuncu gun ise tumden kesilebilecegi ifade edilmistir (Ebu Davud 3745). Alimlerin cogunlugu velimeyi bir gun yeterli sayar; yedi gune kadar uzatmak ise riya sayilabilir olarak nitelendirilmistir.
Haram evlilikler
Kuran, evlenilmesi ebediyen yasak olan kadinlari (mahremler) ve gecici sartlara baglı sureli haramlik durumlarini acikca sayar:
"Size anneleriniz, kizlariniz, kiz kardesleriniz, halalariniz, teyzeleriniz, erkek kardes kizlari, kiz kardes kizlari, sizi emziren anneleriniz, sut kardesleriniz, kadinlarinizın anneleri, kendileriyle zifafa girdıginiz kadinlarinizdan olup himayenizde bulunan ust cocuklari, sulbunuzdan gelen ogullarinizın es kadınları ve iki kiz kardesı birden almaniz haram kilindi." (Nisa 4:23)
Kan hisimi, sut hisimi ve sihriyetten gelen mahremler daima haram evlilikler arasindadir. Gecici haramliklar arasinda: halihazirda bir baskasının nikahi altındaki kadin (Nisa 4:24), talak durumunda iddet bekleyen kadin ve Musluman erkeğin kitabi kadinlar disinda gayrimüslim kadinlarla evlenmesi sayilabilir (hangi durumların bu kapsamda olduguna dair mezhepler icerisinde gorüs farkları vardir).
Dört mezhebin tümü, ayni anda dort kadinla evliligin yasal sinir oldugu konusunda muttefiktir (Nisa 4:3); bir erkek ancak adalet sartinı yerine getirebilecegini dusunurse birden fazla kadinla evlenebilir. Bunun yanı sira Kuran "aranizda adalet saglamaniz imkansizdir" (4:129) buyurarak bu konuda son derece keskin bir uyarida bulunmaktadir.
Es haklari ve vazifeleri
Islam, evlilik ilikisini karin-kocanın birbirini tamamlaması ilkesi uzerine kurar. Kuran bu ilişkinin temel boyutunu su sekilde cizer:
"Esdlerinizi yaratan, aranizda meveddet (sevgi) ve rahmet kılan O'nun ayetlerindendir." (Rum 30:21)
Meveddet ve rahmet, evlilikteki iki temel unsurdur: tutku ve sefalı sevgi olan meveddet ile derin merhamet ve emniyet olan rahmet. Alimler bu iki kavramın evliligin farkli donemlerini ifade ettigini aciklamisladir: genclkte meveddet on planda iken zamanla rahmet hakim olur.
Kocanin yukumlulükleri arasinda nafaka (yeme, giyim, barinma), mehr borcu, adaletli muamele ve aile reisliginin gerektirdigi sorumluluklar bulunur. Kadinın yukumlulükleri arasinda ise evlilik akdine sadakat, aile mahremiyetini koruma ve mütevazi bir ev yonetimi sayilabilir.
Kuran, esler arasindaki anlasmazliklarda belli bir hiyerarsi onerir (Nisa 4:34-35); ancak alimlerin cogunlugu fiziksel mudahalenin en son ve simgesel anlamdaki bir adim olduğunu vurgular ve bunu evlilik danismanligina yonelme ile kiyaslar. Anlasmazlık derin boyutlara ulasirsa Kuran 4:35 her iki tarafın ailesinden birer hakem atanmasini oner.
Talak
Talak, koca tarafindan yapilan boslama bildirimidir. Kuran bu konuda hem yapıyı hem siniri cizer:
"Bosama iki kez olabilir; bundan sonra ya uygun bicimde tutmak ya da guzellikle serbest birakmak gerekir." (Bakara 2:229)
Birinci talaktan sonra koca iddret (uzeklik) suresi icerisinde ric'i talak ile esini geri alabilir; bu donemde es kocasinin evinde kalır ve nafaka hakki devam eder. Ikinci talaktan sonra durum benzerdir. Ucuncu talaktan sonra ise ayrilik kesindır; ilk koca, kadin baskasıyla gercek bir evlilik yapip o evlilik tabii yollarla sona ermedikce onunla tekrar evlenemez. Bu, geleneksel olarak "tahlil nikahi" olarak bilinen ve ozellikle ciddiye alinan bir hukümdür.
Kuran 65:1'de iddete dikkat cekilir: "Kadınları iddetlerini gozeterek bosayın, iddeti sayın." Hicret ardindan iddet, kadini evde guvende tutarken aynı zamanda potansiyel bir hamileligin saptanması icin bir sure saglar. Iddet suresi hamile kadinlar icin doguma kadar uzar.
Hul', kadinın kocaya mehrini iade ederek veya anlasilan bir bedel karsilığında bosanmayı talep etmesidir. Bu yol Bakara 2:229'da "Eger Allah'in sinirlarini ayakta tutamayacaklarından korkuluyorsa kadının fidye vermesinde ikisine de gunah yoktur" buyruguyla mesbulastırılmistir. Mahkeme aracilıgıyla yapılan boslama ise "tefrik" olarak bilinmektedir.
Sik sorulan sorular
Nikahın gecerli sayilmasi icin kac sahit gerekir?
Cumhur-u ulema, nikahın gecerli olabilmesi icin en az iki ozgur, akil ve balig Musluman erkek sahidin hazir bulunmasini sart kosmaktadir. Ibn Majah 1880 numarali hadiste "Veli olmadan ve iki adil sahit olmadan nikah olmaz" buyurulmaktadir. Hanefi mezhebine gore iki kadin bir erkeğin yerini tutabilir; ancak Safi ve Hanbeli mezheplerine gore yalnizca erkek sahitler kabul edilir.
Mehr nedir ve odenmesi zorunlu mudur?
Mehr, kocadan karina verilen ve onun mumkiyetindeki hediyedir. Kuran 4:4 ayetinde "Kadinlara mihirlerini gonul rizasiyla verin" buyurulmaktadir. Mehr nikahın sahih sartlari arasindadir; miktari iki taraf arasinda serbestce belirlenir. Belirlenmemesi durumunda mehr-i misil devreye girer.
Veli kim olabilir?
Veli, nikah akdinde kadının temsilcisi olan erkek akrabasidir. Sira soylayle baslayarak baba, dede, kardes, amca cocugu gibi mahrem erkek akrabalardan olusur. Hanefi mezhebine gore kadin akil basinda ve ergin ise kendi adina nikah kiydirabilir; ancak Safi ve Hanbeli mezheplerine gore velisiz nikah gecersizdir.
Velime yemegi sunnet midir?
Evet. Velime yemegi dugün sonrasi yapilan ziyafetin sunnet olan adidir. Buhari 5155 numarali hadiste Hz. Peygamber, Hz. Ali'ye Hz. Fatima ile evlendiginde velime vermesini emretti. Davete icabet etmek de sunnet; mazeretsiz gitmemek ise gunahtir.
Islam'da talak nasil gerceklesir?
Talak, kocadan gelen boslama bildirimidir. Kuran 2:229'da "Bosama iki kez olabilir; bundan sonra ya uygun bicimde tutmak ya da guzellikle serbest birakmak gerekir" buyurulur. Birinci ve ikinci talaktan sonra iddet suresince taraflar yeniden birlesebilir. Ucuncu talaktan sonra kadin baskasıyla evlenip o evlilik tabii yollarla sona ermedikce eski kocasiyla evlenemez.
FivePrayer ile her vakit namazini zamaninda kil.
Evlilik yolculugunuz boyunca namaz vaktlerini kacirmayin. FivePrayer konumunuza gore hassas vakit hesaplar, her vakit hatirlatici gonderir. Ucretsiz, reklamsız, takipsiz.